Pazartesi sabahı masanızdaki soru
Bir tedarikçinin kategori müdürü kampanya raporunu açar ve tek bir şey sorar: "Ekranımızı kaç kişi gördü?" Elinizde oynatma logları vardır: 14 mağaza, 28 gün, günde 1.100 döngü, toplam 431.200 oynatma. Bu sayı doğrudur ama bir izleyici sayısı değildir. Gece saat üçte boş bir reyonda dönen döngü de aynı logda yer alır. Mağaza içi reklam satan her zincirde, rate card'a ya da kampanya raporuna izleyici rakamı yazmak zorunda olan biri vardır ve o kişinin asıl sorunu ekranın kaç kez oynadığı değil, ekranın önünden kaç kişinin geçtiğidir.
IAB Europe'un 17 Eylül 2026'da kamuoyu görüşüne açtığı "In-Store Retail Media Definitions and Measurement Standards V2" taslağı tam da bu noktadan hareket ediyor. Taslak, medya ölçümü için doğru başlangıç noktasının reklam oynatması değil, mağaza ziyaretçi trafiği olduğunu söylüyor. Bu henüz nihai bir standart değil; görüş süresi 23 Ekim 2026'da kapanıyor. Yani metne itiraz etmek, özellikle de ziyaretçi sayısının nereden geleceği konusunda, hâlâ mümkün.
Taslağın altı girdili formülü
PPC Land'in 27 Eylül 2026'da aktardığı haliyle taslak, mağaza içi gösterimi (impression) reklamla görsel temas olarak tanımlıyor ve görme fırsatı (opportunity to see) hesabını altı girdiye indiriyor:
- Günlük ortalama mağaza ziyaretçi trafiği
- Mağaza sayısı
- Gün sayısı
- Mağaza başına yerleşim (ekran veya alan) sayısı
- Reyon penetrasyonu: ziyaretçilerin ne kadarının o reyona girdiği
- Ses payı (share of voice): döngüde markanın aldığı pay
Reyon penetrasyonu için taslak dört kaynağa izin veriyor: her mağazada beacon, örneklem mağazalarda beacon, kategori işlem verisinden çıkarım ya da tek seferlik pazar araştırması. Önerilen satış raporlama penceresi de 30 günden 28 güne çekiliyor; dört tam hafta, hafta sonu etkisini dengelediği için satış ve trafik verisini aynı takvime oturtmak kolaylaşıyor. Formülün tamamı ilk satıra, yani günlük trafik sayısına bağlı. O satır yanlışsa altı çarpanın hiçbiri sonucu kurtarmaz.
İşlem sayısı ziyaretçi trafiği değildir
Taslağın en tartışmalı kısmı burada. Süpermarket zincirlerinde trafik için başlangıç noktası çoğu zaman kasa işlemi, yani fiş sayısı oluyor ve taslak trafik rakamının bağımsız doğrulanmasını zorunlu tutmuyor. Pratikte bu, bir zincirin günlük 3.000 fişi "3.000 ziyaretçi" olarak rate card'a yazabileceği anlamına geliyor.
Sorun şu: fiş sayısı, ekranı görüp hiçbir şey almadan çıkan herkesi dışarıda bırakır. Fiyat karşılaştırıp gidenler, ürünü bulamayanlar, eşiyle birlikte gelip tek kasa fişi çıkaran iki kişi, sadece eczane köşesine uğrayanlar. Bir elektronik mağazasında ya da yapı marketinde dönüşüm oranı yüzde 30'un altındaysa, fiş sayısı gerçek izleyiciyi üçte iki oranında küçültür. Tersi de olur: hafta sonu ailece gelen dört kişi tek fiştir. Tedarikçinin medya ajansı bu açığı ilk toplantıda görür ve bir sonraki soru hep aynıdır: "Bu rakamın kaynağı ne?"
Mağaza, gün ve saat bazında kapı sayımından türetilen bir izleyici rakamı bu soruya dayanır. Çünkü hem alışveriş yapmayanı içerir, hem de ekranın gerçekten oynadığı saatlerle eşleştirilebilir. İşlem verisinden çıkarım, reyon penetrasyonu için makul bir yaklaşım olabilir; ama tüm formülün temeline koyulan trafik sayısı için değil.
Yıllık ortalama Kasım kampanyasını yanlış anlatır
Formüldeki "günlük ortalama trafik" ifadesi, hangi dönemin ortalaması olduğunu söylemiyor. Sensormatic, 2026 tatil sezonunda ABD'de en yoğun on günün mağaza trafiğinin yüzde 30 ila 40'ını taşıyacağını öngörüyor (Chain Store Age, 22 Eylül 2026). Türkiye'de de bayram öncesi haftalar, Kasım indirimleri ve okul dönüşü benzer bir yığılma yaratır. Yıllık ortalamayı Kasım'daki dört haftalık bir kampanyaya uygularsanız tedarikçiye izleyiciyi eksik satarsınız; Şubat'taki bir kampanyaya uygularsanız fazla satarsınız ve raporda bunu açıklamak zorunda kalırsınız. Rate card'ın dönem bazlı trafik katmanları içermesi, yani Kasım fiyatının Kasım trafiğine dayanması, bu sorunu baştan çözer. Bunun için de kampanya dönemine ait günlük sayım gerekir; geçmiş yılın ortalaması değil.
Uygulamacı notu: personel sayımın dışında mı?
Sahada kurulum yapan herkesin bildiği, ama rate card hazırlayanların çoğunun sormadığı bir ayrıntı var. Ana kapıdan geçen her beden ziyaretçi değildir. Vardiya değişiminde giren personel, sigara molasına çıkıp dönen kasiyer, tedarik aracından ürün taşıyan kurye, raf düzenleyen tedarikçi merchandiser'ı: hepsi aynı kapıdan geçer ve filtrelenmezse sabah 7-9 arasındaki trafiği şişirir. 80 çalışanlı bir hipermarkette bu, günde 300-400 fazladan geçiş olabilir. Tedarikçinin ajansı saatlik dağılımı istediğinde, açılıştan önce başlayan bir trafik eğrisi bu hatayı anında ele verir.
Bu yüzden sayım sisteminden şunları isteyin: personel girişlerinin ayrı kapı ya da zaman penceresiyle dışlanması, çalışma saatleri dışındaki geçişlerin raporda ayrı gösterilmesi ve saatlik verinin ekran döngü programıyla aynı zaman diliminde tutulması. Sayım doğruluğu konusunda da dürüst bir rakam isteyin: sözleşmede asgari yüzde 96, aydınlatma, mağaza düzeni ve ziyaretçi davranışı elverdiğinde tipik olarak yüzde 98-99. Her koşulda garanti edilen yüzde 99 vaat eden bir tedarikçi, sahayı görmemiş demektir.
Mağaza içi reklam rate card'ına hangi sayı yazılmalı
Taslağın altı girdisini tedarikçi görüşmesine taşımadan önce kendi zincirinizde şu kontrolü yapın:
- Trafik rakamı kapı sayımından mı, fiş sayısından mı geliyor? Fişten geliyorsa raporda bunu açıkça yazın.
- Rakam mağaza, gün ve saat kırılımında mevcut mu, yoksa aylık toplam mı?
- Personel ve tedarikçi girişleri dışlanıyor mu?
- Kampanya dönemine ait trafik mi kullanılıyor, yıllık ortalama mı?
- Reyon penetrasyonu için hangi kaynak seçildi ve örneklem mağazalar zincirin genelini temsil ediyor mu?
Bu soruların cevabı küçük formatlarda daha da kritik. Eczane gibi bir ziyaretçinin tek ekrana denk geldiği alanlarda, trafik ve reyon penetrasyonu neredeyse aynı sayıya dönüşür; bu konuyu eczane raf alanını ölçülebilir retail media'ya dönüştürmek üzerine yazdığımız yazıda ayrıca ele almıştık. Mağaza içi reklam envanterini bir retail media ağı olarak satmak istiyorsanız, her formatın kendi trafik tanımını önceden netleştirmek gerekir.
Vemco Group 20 yılı aşkın süredir, 98'den fazla ülkede 55.000'in üzerinde kurulumla her gün 60 milyondan fazla kişiyi sayıyor ve yerel destek ekipleriyle çalışıyor. Bu deneyimin retail media tarafına taşıdığı en basit ders şu: tedarikçinin sorusuna dayanan rakam, kapıdan geçen insanı sayan rakamdır.
Sık sorulan sorular
Mağaza içi retail media gösterimi nasıl tanımlanır? IAB Europe taslağına göre mağaza içi gösterim, reklamla kurulan görsel temastır; ekranın oynatma yapması tek başına gösterim sayılmaz. Taslak henüz görüşe açık bir metin olup 23 Ekim 2026'ya kadar yorum alıyor.
Mağaza içi ekranlar için görme fırsatı nasıl hesaplanır? Taslağın sadeleştirilmiş hesabı altı girdi kullanıyor: günlük ortalama trafik, mağaza sayısı, gün sayısı, mağaza başına yerleşim sayısı, reyon penetrasyonu ve ses payı. Sonuç, trafik rakamının kalitesi kadar güvenilirdir.
Mağaza içi izleyici ölçümü neden ziyaretçi trafiğinden başlar? Çünkü medya alıcısı ekranın kaç kez döndüğünü değil, kaç kişinin ekranın önünden geçtiğini satın alır. Trafik, oynatma logunun aksine, reklamı görebilecek gerçek insan sayısına karşılık gelir.
İşlem sayısı ziyaretçi trafiğiyle aynı şey midir? Hayır. Fiş sayısı, alışveriş yapmadan çıkanları ve tek fişle gelen grupları dışarıda bırakır. Kapı sayımı bu kişileri içerdiği için tedarikçi sorgulamasına daha iyi dayanır.
Perakendeciler mağaza içi medyayla etkileşimi nasıl izler? Çoğu zincir kapı sayımını reyon düzeyindeki trafik ya da işlem verisiyle birleştirip 28 günlük satış penceresiyle karşılaştırır. Saatlik kırılım, ekran döngüsünün gerçekten izleyici önünde oynadığı saatleri ayırt etmeyi sağlar.
Rate card'ınızdaki trafik rakamını IAB Europe taslağının altı girdisine göre test etmek ve personel hariç, saat bazlı kapı sayımının kendi mağazalarınızda nasıl kurulacağını konuşmak isterseniz bizimle iletişime geçin; mağaza formatınıza özel bir ölçüm planı birlikte çıkaralım.